Türk Medeni Kanunu Kapsamında Mal Rejimleri

Yeni Medeni Kanun Tasarısı hazırlanması döneminde mal ayrılığı rejiminin sosyal hayatta eşler arasında büyük haksızlıklara sebep olması ve genellikle kadınların mağdur olmalarına yol açtığı göz önüne alınmıştır. Aile birliği içerisinde eşlerin eşit haklara sahip olmaları ilkesi gereğince eşit paylaşmaya dayalı bir mal rejimi düzenlenmesi düşüncesinden yola çıkılmıştır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesi uyarınca;

A. Haklar ve yükümlülükler

I. Genel olarak

Madde 185- Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur.

Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler.

Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.

Evlenme ile birlikte eşler arasında evlilik birliği kurulmuş sayılmaktadır. Evlilik ilişkisi ile birlikte eşlerin “kişisel” durumlarında evlenmeye bağlı olarak hukuki değişiklikler meydana geldiği gibi “mali” durumlarında da hukuki değişiklikler meydana gelmektedir.

Türk Medeni Kanunu mal rejiminin hüküm ve sonuçlarını ayrıntıları ile düzenlemiştir. Şöyle ki; mal rejimi, eşlerin sahip oldukları malları nasıl yöneteceklerini, bunlar üzerinde ne şekilde yararlanılıp, tasarrufta bulunacaklarını ve evlilik birliğinin herhangi bir şekilde sona ermesi neticesinde malların ne şekilde paylaştırılması gerektiğini gösteren hukuki bir kurum olarak tanımlanabilmektedir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 202. maddesi uyarınca;

A. Yasal mal rejimi

Madde 202- Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır.

Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler.

Eşlere, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden başka kanunda yer alan diğer mal rejimlerini de seçebilme hakkı tanımaktadır. Fakat eşler Türk Medeni Kanunu’nda yer alan rejimlerin dışında bir başka rejimin uygulanmasını kararlaştıramamaktadırlar.

Yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Türk Kanunu ise eşler arasında yasal mal rejimi olarak “mal ayrılığı” rejimini öngörmekteydi.

Yürürlükte olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda ise farklı olarak yasal mal rejimi olarak “edinilmiş mallara katılma rejimi” düzenlenmiştir.

Türk Medeni Kanunu’nda ayrıca seçimlik mal rejimleri olarak “mal ayrılığı”, “paylaşmalı mal ayrılığı” ve “mal ortaklığı” rejimleri düzenlenmektedir.

Yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Türk Kanunu’nda ise seçimlik mal rejimleri olarak “mal ortaklığı” ve “mal birliği” rejimleri öngörülmekteydi.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 203. maddesi uyarınca;

I. Sözleşmenin içeriği

Madde 203- Mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar, istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler.

Mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya sonra yapılabileceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, evlenecek olan kişiler noterde düzenleme veya noterde onaylama şeklinde mal rejimi sözleşmesi yapabilecekleri gibi evlenme başvurusunda bulundukları sırada yetkili evlendirme memuruna seçimlik mal rejimlerinden birini seçmiş olduklarını yazılı olarak bildirmekle de yasal mal rejimi yerine kanunun öngördüğü başka bir mal rejimini kabul edebilirler.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 205. maddesi uyarınca;

III. Sözleşmenin şekli

Madde 205- Mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır.

Ancak, taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler.

Mal rejimi sözleşmesinin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur.

Mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Ancak taraflar, evlenme başvurusu sırasında da hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirebilirler. Mal rejimi sözleşmesinin taraflarca imzalanması zorunlu olduğu hükmü düzenlenmiştir.

İradi temsilci tayin etmek; bir şahsa vekâlet vermek, avukat tutmak suretiyle vekâleten/ temsilen mal rejimi sözleşmesi yapılamaz. Küçük ya da kısıtlının yasal temsilcisi de,  onlar adına ve hesabına böyle bir mal rejimi sözleşmesini kendisi imzalayamamaktadır. Eşler yapacakları yeni mal rejimi sözleşmesi ile geçmişe etkili olarak değişiklik yapamamaktadırlar.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun da düzenlenen seçimlik mal rejimi türleri şunlardır;

Mal Ayrılığı Rejimi: Bu mal rejiminde, eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korumaktadır. Eşlerden her birinin kendisine ait malın maliki olduğu ve kanunda belirli şartlara tabi olarak düzenlenen seçimlik bir mal rejimidir

Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi: Birçok hükmü edinilmiş mallara katılma rejimine benzemekle birlikte, tasfiye açısından kolaylık sağlamaktadır. Kural olarak eşler, yasal sınırları içinde kendi mal varlıkları üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarına sahiptirler. Eşlerden her biri, ister evlilik evresinde edinilmiş olsunlar, ister kişisel mal niteliğinde olsunlar kendi malları üzerinde yasal sınırları içerisinde mülkiyet hakkına sahiptirler.

Mal Ortaklığı Rejimi: Bu mal rejiminde eşlerin kanun gereğince kişisel mal sayılanlar dışındaki malları ile gelirleri ortaklık mallarını oluşturur. Eşler, ortaklık mallarına bölünmemiş bir bütün olarak sahip olurlar. Eşler, belirli mal varlıklarını ortaklık dışında tutabilirler. Mal ortaklığı rejimi, “ortaklık malları” ile “eşlerin kişisel mallarından” oluşmaktadır. Bir eşin kişisel malı olduğu ispatlanmadıkça, tüm malvarlığı değerleri ortaklık malı sayılır. Bu kapsamda kural olarak, eşlerin kanun gereğince kişisel malı sayılanlar dışındaki malları ile gelirleri ortaklık mallarını oluşturur. Ancak eşler, sadece edinilmiş mallardan oluşan bir ortaklık seçebilecekleri gibi belirli mal varlığı değerlerini de ortaklık dışında tutabilirler.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 204. maddesi uyarınca;

II. Sözleşme ehliyeti

Madde 204- Mal rejimi sözleşmesi, ancak ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilir.

Küçükler ile kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadırlar.

Mal rejimi sözleşmesi, ancak ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilir. Küçükler ile kısıtlılar yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadırlar. Mal rejimi sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak yeterli olup eşlerin ergin olması gerekmez. Mal rejimi sözleşmeleri kişiye sıkı sıkıya bağlı hak niteliğindedir. Bu nedenle mal rejimi sözleşmesi ayırt etme gücüne sahip küçükler ile kısıtlılar tarafından da bizzat yapılmalıdır.

Avukat Gizem GONCE

Gizem GONCE
+ Gönderiler
Paylaşım Yap

Bildiri

Ne düşünüyorsun?

2 Puan
Olumlu Oyla

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

jurnlaw gizen gonce temerrüt

Kiracının Temerrüde Düşmesi Ne demektir?

JurnLaw | Av. Devrim Nur KAYABALI – Pandemide İş Hukuku |1 Mayıs