Türk Hukukunda Boşanan Çiftlerin Ortak Velayet Kullanması

          YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ’NİN E.2016/15771, K.2017/1737 ve 20.02.2017 TARİHLİ KARARI İNCELEMESİ

İngiliz vatandaşı olan tarafların 24.10.2012 tarihinde evlilik dışı çocukları Chelsea Lynsey B. dünyaya gelmiştir. Çocuğun ortak velayetine ilişkin dava Türk mahkemeleri tarafından, Türk hukukunda ortak velayetin Türk kamu düzenine aykırı olacağı gerekçesiyle ortak velayet isteminin reddi kararının bozulmasına ilişkin dava açılmıştır.

Söz konusu olayda yabancılık unsuru barındıran bir özel hukuk ilişkisi olduğundan öncelikle MÖHUK kapsamında olayla ilgili olarak, ana-baba ve çocuk arasındaki soybağının kurulması hususunda düzenlenen 17. madde incelenmelidir. Ayrıca yabancılık unsuru barındıran özel hukuk ilişkilerinde Türk Hukukunun ne zaman uygulanacağını gösteren MÖHUK m. 5 hükmü de önem taşımaktadır. Bu hükümde mevcut kıstas olan “kamu düzeni” kavramının net bir tanımı olmamakla beraber, bu kavramı anlayabilmek için Yargıtay kararlarına ve milletler arası özel hukuk eserlerine başvurulabilir.

Hukukumuzda ana-baba ve çocuk arasındaki velayet ilişkisine dair başlıca kaynak TMK’dir. TMK’nin 182/1-2, 335, 336, 337. maddeleri uyarınca ana ve babanın yalnızca evliyken ortak çocuğun velayetini birlikte kullanabilecekleri açıkça anlaşılmaktadır.

Ayrıca velayete ilişkin uluslararası yasal belgeler de mevcut olup TC Anayasası m.90/son hükmü uyarınca “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir.” Bu uluslararası belgelerden ilki “Velayet Sorumluluğu ve Çocukların Korunması Hakkında Tedbirler Yönünden Yetki, Uygulanacak Hukuk, Tanıma, Tenfiz ve İşbirliğine Dair 1996 Tarihli LaHaye Sözleşmesi” olup, sözleşmenin 1-b maddesi uyarınca velayet sorumluluğuna ilişkin uygulanacak hukukun belirlenmesi, bu sözleşmenin amaçları arasında yer almaktadır.

İngiliz ana-babanın 24.10.2003 tarihinde dünyaya gelen evlilik dışı çocukları Chelsea Lynsey B.’nin ortak velayetine ilişkin dava Türk mahkemeleri huzuruna çıkmıştır. İlk derece mahkemesi, somut olaya ilişkin olarak istenilen ortak velayet hususunun MÖHUK m.5 kapsamında Türk kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesine dayanarak, olaya uygulanacak hükmün değil; Türk Hukuku’nun uygulanması gereğine ve dolayısıyla söz konusu istemin reddedilmesine karar vermiştir.

İlk derece mahkemesinin ret kararı neticesinde söz konusu olay temyiz edilerek yeniden incelenmesi adına Yargıtay önüne gelmiştir. İlgili Yargıtay Hukuk Dairesi, çözülmesi gereken asıl meselenin istenen ortak velayet hususunun MÖHUK m.5 uyarınca gerçekten Türk kamu düzenine açıkça aykırı olup olmadığının tespiti olduğunu söylemiş ve bu anlamda somut olayı incelemiştir. Yargıtay incelemelerinde TMK uyarınca velayet ilişkisinin ancak evli ana-baba tarafından beraber kullanılabileceği; yabancılık unsuru barındıran özel hukuk ilişkilerinde MÖHUK’un ilgili maddeleri uyarınca uygulanacak hukukun tespit edileceği, buna karşılık uygulanacak hukuk Türk kamu düzenine açıkça aykırılık meydana getirecek bir sonuç doğuracaksa MÖHUK m.5 gereğince Türk Hukuku’nun uygulanacağı tekrar belirtilmiştir. Tüm bu yasal düzenlemelerle beraber evli olmayan bireyler arasındaki ortak velayet konusunun, taraflara uygulanacak hukuk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; zira bu ortak velayet sonucunun Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararının bozulması ve tarafların müşterek çocuk ile aralarında ortak velayet ilişkisi kurulabileceği Yargıtay tarafından karara bağlanmıştır.

Türk Hukuku kapsamında velayeti düzenleyen hükümlere bakıldığında (TMK m. 182/1-2, 335, 336, 337), velayetin ancak evli bulunan taraflarca ortak kullanabileceği ve fakat herhangi bir sebeple aralarında evlilik birliği bulunmayan tarafların ortak çocuğun velayetini beraber kullanamayacağı açıkça anlaşılmaktadır. Tarafların İngiliz vatandaşı olması sebebiyle somut olayda yabancılık unsuru vardır. MÖHUK m. 17 uyarınca soybağını kuran hukuk kapsamında söz konusu ortak velayet talebi değerlendirilmelidir.

Anlaşıldığı üzere uygulanması gereken hukuk, MÖHUK m.16 gereğince çocuğun doğum anındaki milli hukuk olan İngiliz Hukuku’dur. Ve yine açıktır ki İngiliz Hukuku’nda ortak velayet, Türk Hukuku’nun aksine evli olmayan bireyler arasında da kurulabiliyordur. Zira taraflar ortak milli hukuklarına dayanarak bu talepte bulunmuşlardır.

MÖHUK m.5, uygulanacak hukukun, Türk Hukukuna açıkça aykırı bir sonuç doğuracağı olması durumunda Türk Hukukunun uygulanması gereğini hükme bağlamaktadır. Burada değerlendirilmesi gereken ortak velayet konusu, Türk Hukukuna açık bir aykırılık teşkil ediyor mu sorusudur. Bu noktada Şanlı’nın görüşü uyarınca evli olmayan bireylerin müşterek çocuk üzerinde ortak velayet ilişkisi kurması hususu TMK’ye aykırı olsa da Türk kamu düzenini ihlal eden bir durum değildir[1]. Zira bu noktada çocuğun üstün menfaati gözetilmelidir. Dolayısıyla MÖHUK m.2 hükmüne bağlı kalınarak, çözüm yabancı hukuk içerisinde aranmalıdır. O halde, ilgili Yargıtay Hukuk Dairesi’nin verdiği ve ilk derece mahkemesinin ortak velayet istemini reddi kararını bozması isabetlidir.


 

 

[1] Cemal Şanlı, Emre Esen ve İnci Ataman Figanmeşe, Milletlerarası Özel Hukuk (7. Baskı, Beta Yayınları 2019) 89-90

 

 

 

Zeynep HESAPDAR
Site | + Gönderiler
Paylaşım Yap

Bildiri

Ne düşünüyorsun?

3 Puan
Olumlu Oyla

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Evlenen Kadının Kocasının Soyadını Taşımaması

Anayasa Hukuku Genel Değerlendirme Soruları