Tebligat Geldi, Ne Yapmalıyım?

Adliyenin herhangi bir birimden tarafınıza ulaşan her “kâğıt” resmi bir işlem ile ilgili sizi bilgilendirme ve haberdar etme amacı taşır. Bahsi geçen kağıtlara tebligat adı verilir.

Tarafınıza bir tebligat iletildiğinde öncelikle tebligatın nereden gönderildiğine bakmalısınız. Bu bilgi tebligatın sol üst köşesinde bulunur. Burada adliyedeki hangi mahkemenin, icra dairesinin ya da savcılığın size tebligat gönderdiğini görebilirsiniz. Bu yazının yanında ise elinizdeki tebligatın esas numarası yer alır. Örneğin; Ankara  9. İş Mahkemesi, 2018/556 E. gibi.

Tebligatın nereden geldiğini tespit ettikten sonra, tebligatı almanın hukuki sonuçlarını tespit edilmesi ve buna göre hareket edilmesi gerekmektedir. Burada tebligatı gönderen makam, dosyanın niteliği ve sizin mahkemedeki konumunuz önem taşır. Örneğin, tebligatı gönderen mahkeme bir hukuk mahkemesi ise ve siz davalı konumundaysanız, davaya cevap vermek için iki haftalık süreniz vardır. Bu iki haftalık süre hak düşürücü süre olduğundan süre içerisinde kullanılmadığı taktirde hakkın sona ermesi sonucu doğar. İlgili madde aşağıdaki gibidir:

HMK Madde 127

Davacı konumundaysanız mahkemeye gitmediğiniz takdirde davanızı takip eden bir avukatınız yoksa dava düşecektir. Bunun üzerine, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir.

Davalı konumundaysanız mahkemeye gitmezseniz ve avukatınız da yoksa, mahkemede bulunmadığınız sırada yapılan işlemlere itiraz etme hakkınızı kaybedersiniz. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.

Tebligat icra dairesinden gelen bir ödeme emri ise, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz etmeniz gerekmektedir. Aksi halde, icra takibi kesinleşecek olup alacaklı tarafa mal varlığınızı sorgulama ve ardından da haciz tatbik etme hakkı olacaktır. Ödeme emrine yapılan itirazın içeriği oldukça önemli olup, bir cümle eksik ya da fazla söylenmesinin ciddi sonuçları olacaktır. Örneğin; ödeme emrine itiraz dilekçesinde ‘Benim böyle bir borcum yok, ben bu borcu ödedim.’ ifadesini içeren bir itiraz dilekçesi sunarsanız, bu sizin alacaklı ile aranızdaki borç ilişkisini kabul ettiğiniz anlamına gelir ve artık ödemeyi yaptığınızı sizin ispatlamanız gerekecektir.

Eğer tebligatı herhangi bir sebepten ötürü almazsanız, kanunda açıkça da belirtildiği gibi tebligatı almaktan kaçınsanız dahi evrak size tebliğ edilmiş sayılır. İlgili kanun maddesi aşağıdaki gibidir:

7201 Sayılı Tebligat Kanunu Madde 21

Tebligatlar süreleri başlatan usuli işlemler oldukları için oldukça önem taşımaktadır. Önemli olan haklı olmanız değil, hakkınızı usule uygun şekilde ileri sürmeniz olup, bir köşede unutulan tebligatlar hak kayıplarına yol açmaktadır. 

*En doğru bilgiye ulaşmak ve hak kaybına uğramamak için avukatınıza danışmanız gerekmektedir. 

tuğçe yıldızer
+ Gönderiler
Paylaşım Yap

Bildiri

Ne düşünüyorsun?

3 Puan
Olumlu Oyla

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KADINA KARŞI ŞİDDET VE İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

JurnLaw | Dr. Öğretim Üyesi Ahmet AYAR – 23 Nisan Çocuk Hukuku |