Süveyş Kanalı'nın İşletilmesi Hususunda

            1888 İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN ÖNEMLİ MADDELERİ[1]

          Büyük Britanya, Almanya, Avusturya-Macaristan, İspanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Rusya ve Türkiye devletleri gemilerin Süveyş Deniz Kanalından serbestçe geçiş haklarına saygı duyarak bu sözleşmeyi 29 Ekim 1888 tarihinde İstanbul’da (o zamanki ismiyle Konstantinopolis) imzalamışlardır.

          Antlaşmanın I. Maddesine göre; Süveyş Deniz Kanalı, bayrak ayrımı olmaksızın savaş ve barış durumunda her zaman gemi geçişlerine serbest olacaktır. Bu nedenle, Yüksek Akit Taraflar, barış zamanında olduğu gibi savaş zamanında, Kanalın serbestçe kullanımını hiçbir şekilde etkilemeyecekleri hususunda mutabıktırlar. Kanal, hiçbir zaman ablukaya alma hakkına tabi tutulmayacaktır.

          Yüksek Akit Taraflar, kanal ve onun kollarının güvenliğine ilişkin olarak herhangi bir şekilde müdahalede bulunmamayı taahhüt etmişlerdir. Yüksek Akit Taraflar, aynı şekilde Deniz Kanalı ve Tatlı Su Kanalı’nın tesislerine, işyerlerine, binalarına ve çalışmalarına saygı göstereceklerdir.

          Mevcut Antlaşma’nın I. Maddesinin şartlarına göre, savaş zamanında savaşanların savaş gemileri de dahil olmak üzere tüm gemilerin deniz ulaşımına açık olan deniz kanalına ilişkin olarak, Yüksek Akit Taraflar; hiçbir devletin Osmanlı İmparatorluğu savaşan taraflardan biri olsa dahi, kanal içerisinde ve onun limanlarında savaşmak, düşmanlık eyleminde bulunmak, kanaldan gemilerin serbestçe geçişini engellemek hakkına sahip olmadıkları konusunda hemfikirdirler. Savaşan tarafların gemileri, gerekli olmadıkça, kanal içerisinde veya limanlarında erzak tedariki veya ikmal yapmayacaklardır. Kanaldan transit olarak geçmekte olan söz konusu gemilerin kanaldan geçişleri, yürürlükteki yönetmelikler uyarınca ve hizmetin gerekliliklerinden kaynaklanan müdahaleler haricinde mümkün olan en az gecikme ile gerçekleştirilecektir.

          Gemilerin Port Sait limanı ve Süveyş dış limanında kalışları, emercensi durumlar hariç 24 saati geçmeyecektir. 24 saati geçme durumunda gemiler limanı terk etmek durumundadırlar. Bu 24 saatlik süre, savaşan ülkeye ait bir geminin kanalın bir limanına girişi ve limandan hareketi arasındaki süredir.

          Savaş zamanında savaşan güçler ,kanal ve onun limanlarında savaş teçhizat ve malzemelerini, cephaneleri ve birlikleri gemilere yükleme veya gemilerden boşaltma yapmayacaklardır. Fakat, kanal içerisinde kazara bir engel oluşması durumunda 1000 kişiyi geçmeyen ve bu sayıdaki personel için gerekli savaş teçhizatını aşmayan sayı ve miktarda personel ve teçhizatı savaşan gemiler yükleme ve boşaltma yapabilir. Savaşan taraflar, harp gemilerini Timsah ve Bitter gölleri de dahil olmak üzere kanal suları içerisinde bulundurmayacaklardır. Savaşan taraflar; iki adedi geçmemek üzere harp gemilerini Port Sait ve Süveyş liman ağızlarında bulundurabilirler.

          Antlaşmayı imzalayan devletlerin Mısır’daki temsilcileri antlaşma şartlarının uygulanıp uygulanmadığını izlemekle sorumludurlar. Kanaldan serbestçe geçişi ve kanal güvenliğini tehdit eden herhangi bir olayla karşılaşıldığında Antlaşma taraftarı en az 3 devletin temsilcileri, olayı soruşturmak üzere temsilcilerin kıdemlisi başkanlığında toplanabilecektir. Toplanan devlet temsilcileri kanala ilişkin tehdit konusunda hükümeti bilgilendirerek gerekli tedbirleri almaları konusunda hükümeti uyaracaklardır. Temsilciler Kurulu antlaşmanın icrasına ilişkin olarak yılda en az bir kez toplanacaklardır. Bu toplantılar, Osmanlı Devleti tarafından bu maksatla atandırılmış temsilcinin başkanlığında icra edilecektir.

           Mısır Hükümeti, bu antlaşmanın şartlarının yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almakla sorumludur. Mısır hükümetinin elinde yeterli imkanının olmaması halinde, bu şartların yerine getirilmesi için gerektiğinde Osmanlı Devletine çağrıda bulunacak, antlaşmanın imzacı devletlere bildirimde bulunacaktır.

          Antlaşmanın imzacı devletleri, antlaşmanın esasını teşkil eden gemilerin kanaldan serbestçe geçişi konusunda eşit şartlara sahip oldukları prensibi çerçevesinde hiçbir imzacı devlet uluslararası düzenlemeler ile kanalda ticari veya toprak sahibi olma hususunda avantaj ve ayrıcalıklar sağlamak için girişimde bulunmayacaklardır. Bununla birlikte, bu toprakların sahibi olan Türkiye’nin hakları saklıdır.

[1]  1888 İstanbul Sözleşmesi hakkındaki bilgiler https://www.suezcanal.gov.eg adresli Süveyş Kanal İdaresi(Suez Canal Authority)’nin resmi internet sitesinden alınmıştır. (Son Giriş Tarihi 10 Aralık 2018)

Hasret ÇOMAK
+ Gönderiler
Paylaşım Yap

Bildiri

Ne düşünüyorsun?

5 Puan
Olumlu Oyla

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Medeni Hukuk Genel Değerlendirme Soruları

Bir Aile Hukuku Sözleşmesi Olarak Nişanlanma