Miras Paylaşma Sözleşmeleri

Siz değerli okuyucularıma bu makalemde, miras paylaşma sözleşmelerinin hukuki geçerlilik şartlarından bahsetmeye çalışacağım.

Miras hukukunda en önemli konuların başında miras bırakanın ölümün akabinde mirasın açılmasından önce ile mirasın açılmasından sonra yapılacak hukuki temliklerden kaynaklı davalar bulunmaktadır. Mirasçılar tarafından mirasın yasal olarak paylaşımı miras paylaşım sözleşmeleri ile mümkündür.

Türk Medeni Kanunu mirasçılar arasında mirasın paylaşımının tamamlanması ve hukuki sonuç doğurması açısından birtakım kurallar öngörmüş ve bu kurallar ayrıntılı olarak düzenlemiştir.

Türk Medeni Kanunu’nun 576. maddesinde miras paylaşma sözleşmeleri düzenlenmiştir. Buna göre;

  • Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar.
  • Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler.
  • Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır,” denilmektedir.

Türk Medeni Kanunu’nun 577. maddesinde miras payı üzerinde sözleşmeler düzenlenmiştir. Buna göre; 

  • “Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır.
  •  
  • Bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği, noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar.” denilmektedir.

Türk Medeni Kanunu’nun 578. maddesinde mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmeler düzenlenmiştir. Buna göre;

  • Mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçerli değildir. Böyle bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş olan edimlerin geri verilmesi istenebilir.” denilmektedir.

Türk Medeni Kanunu’nda açıkça düzenlendiği gibi; mirasçıların tereke üzerinde yapacakları paylaşımların ve miras paylarının temliki konusundaki yapacakları sözleşmelerinin geçerliliği yazılı şekil şartlarının oluşmasına bağlıdır. Ayrıca, notere başvuru yapılarak resmi şekil şartlarına uyulması gerekmektedir. Miras taksim sözleşmeleri tüm mirasçılar tarafından düzenlenmiş olmaları da geçerlilik koşullarından kabul edilmektedir. Mirasçılar arasında miras paylarının oluşturulması ve miras paylarının alınması işlemleri ile yaptıkları miras paylaşım sözleşmeleri tüm mirasçıları etkilemektedir. Tüm mirasçıların katılım sağlamadığı miras paylaşım sözleşmeleri hukuken geçerli kabul edilmemektedir. Miras olarak tapuda kayıtlı taşınmazların varlığı halinde miras paylaşım sözleşmesinde tapu bilgilerinin açıkça ada, parsel, pafta numaralarının miras sözleşmelerine yazılması gerekmektedir. Bu konuda 10.12.1952-2/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; “Mirasa dâhil uyuşmazlıkların taksimi hakkında mirasçılar arasında yapılacak sözleşmenin geçerli olması için yalnız yazılı olması yeterli olup, bu akdin ayrıca tapu memuru huzurunda resmi senede bağlanması zorunlu değildir, ”denilmektedir.

Miras paylaşım sözleşmelerinin mahkemeler tarafından onaylanması gibi bir uygulama söz konusu değildir. Miras paylaşım sözleşmesinin kapsamına tapusu bulunan taşınmazların yanı sıra ayrıca tapusu bulunmayan taşınmazlarda girmektedir. Miras bırakandan intikal eden tapusuz taşınmazlarda dâhil olmak üzere tüm taşınmazların mirasçılar arasında paylaşımına ilişkin olmak üzere yazılı miras paylaşım sözleşmesi düzenlenebilmektedir. Fakat tapusu bulunmayan taşınmazlara ilişkin taksim işlemleri, miras bırakanın ölümünden sonra, kadastrodan önce yapıldığından bahisle işbu taksimin varlığının tanık ile ispat edilmesi mümkündür. Bu durumlarda Türk Medeni Kanunu 676. maddesine göre, kadastro işlemlerinden sonra tapulu taşınmazlar için aranan miras paylaşım sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiği kanun hükmü uygulanmaz.

Tüm mirasçıların kabulü ile miras paylaşım sözleşmesi yapılması halinde, terekeye dâhil olan malların ortaklığın giderilmesi davasına konu olması söz konusu değildir. Miras paylaşım sözleşmesinin uyuşmazlık doğurması halinde ise, sözleşme metnine dayanılarak taşınmazlar yönünden “Tescile Zorlama Davası” açılabilmektedir. Miras paylaşım sözleşmesi taraflar arasında bağlayıcıdır ve sözleşme metnine uyulması tüm mirasçılardan beklenmektedir.

Avukat Gizem GONCE

Gizem GONCE
+ Gönderiler
Paylaşım Yap

Bildiri

Ne düşünüyorsun?

1 Puan
Olumlu Oyla

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Miras Paylaşımı Nasıl Yapılmaktadır?

JurnLaw | Doç. Dr. Erdem İlker MUTLU-Küresel Uluslararası Hukuk