Miras Hukukunda Saklı Paylı Mirasçı

Siz değerli okuyucularıma bu makalemde, miras hukukunda saklı paylı mirasçıların kimler olduğunu anlatmaya çalışacağım.

Türk   Medeni Kanunu, yasal mirasçıların bazılarına miras bırakanın iradesiyle ortadan kaldırılamayan, dokunulamayan bir miras hakkı tanımıştır. Kanunda tanınan bu hakka saklı pay, bu hakkın tanıdığı kimselere ise saklı paylı mirasçı denilmektedir. Saklı paylı mirasçının hakkı, miras bırakanın iradesinden bağımsız olarak güçlendirilmiş olup, miras bırakanın bu hak üzerinde tasarrufta bulunması yasaklanmıştır. Miras bırakan anılan saklı payları zedelerse onun ölümünden sonra saklı paylı mirasçının tenkis davası açma hakkı bulunmaktadır. Türk Medeni kanununda saklı pay sahibi olan mirasçılar hüküm altına alınmıştır. Altsoy için yasal miras payının yarısı, anne ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri, sağ kalan eş için altsoy veya anne baba zümresiyle mirasçı olması halinde yasal miras payının tamamı, diğer hallerde yasal miras payının dörtte üçüdür saklı pay miras haklarıdır.

Altsoy; evlat ve torundur. Evlatlık ve altsoyu da evlat edinenin mirasında saklı paylı mirasçıdır. Evlat edinen ise, evlatlığın mirasçı olmadığından saklı paydan söz edilmesi mümkün değildir.

Saklı paylı mirasçının hakkı, miras bırakanın iradesinden bağımsız olarak güçlendirilmiştir. Miras bırakanın saklı pay üzerinde tasarrufta bulunması mümkün değildir. Saklı payın zedelenmesi halinde tenkis davası açılabilmektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.12.2007 tarihli kararında; “Mirastan ıskat edilen kimsenin altsoyu o kimse miras bırakandan önce ölmüş gibi saklı payını talep edebilir. Bu nedenle ıskat edilenin altsoyu olan davacıların bu davayı açmakla aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Davacıların mirasçı olamayacaklarından söz edilerek dava reddedilemez. ”konuya ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur.

Yasal mirasçılık, niteliği itibariyle miras bırakana yakın bir ilişkinin varlığını gerektirmektedir. Bu yakın ilişki kan hısımlığına, evlilik bağına veya evlatlık sözleşmesine dayanabilir ya da bir devletin vatandaşı olmakla o devlete mirasçılık tanınabilir. Kanun koyucu, kanuni mirasçı denilen kimselerin bazılarına, miras bırakanın iradesi ile bertaraf edilemeyen bir miras hakkı tanımıştır. Tanınan bu hakka mahfuz hisse, bu hakkın tanındığı kimseler de mahfuz hisseli mirasçılardır.

Miras hukukunda saklı pay sahibi olabilmek için ikisi olumlu biri olumsuz olmak üzere üç şart gerekmektedir. Kanuni mirasçı olarak mirasa hak kazanmak kendisine saklı pay tanınan mirasçılardan olmak ve kanuni mirasçılık sıfatını herhangi bir sebeple mirastan red, mirastan ıskat olunmak, mirastan mahrumiyet gibi haklarını yitirmemek gerekmektedir.

Avukat Gizem GONCE

Gizem GONCE
+ Gönderiler
Paylaşım Yap

Bildiri

Ne düşünüyorsun?

2 Puan
Olumlu Oyla

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Miras Hukukunda Alt Soy Mirasçılık Ne Demektir?

Devlet Hangi Durumlarda Mirasçı Olmaktadır?