BayıldımBayıldım BilgilendimBilgilendim Çok havalıÇok havalı

Malpraktis Davaları

Malpraktis davaları günümüzde oldukça yaygın hak aranan dava konusunu oluşturmaktadır. Meslekler öncelikle kendi etiğine sadık kalmalı ve icra edilmeli cümlesi tam olarak bu noktada bizlere mesleğin kime, kimlere karşı gerçekleştiriyor ve nerelere kadar uzanıyorsa aslında bir o kadar kişiye karşı bizleri de sorumlu tutmaktadır. Bu noktada malpraktis davaları kimlerin taraf sıfatında yer aldığına değinmek gerekirse; hekim- hasta ilişkisi esastır. Dolayısıyla tarafları oluşturan hekim meslek gereği hastaya karşı belirli özeni göstermesi en önemli noktalardandır. Açık olmak gereği özen yükümlülüğü diye adlandırmak aslında altında bir çok teknik terimlerle dolu bir konu olduğunu belirtmek isterim. Çok ama çok kutsal bir görev ki bu bizlerin yani hukukun alanına girdiğinde birey olmaktan başlayan hak kavramının mağdur için yaratılmış tarafından da olsun hekim açısından da olsun hakları korumak bizlerin meslek etiğini oluşturur. Hukukun her alanda yer aldığının bir diğer örneği aslında her dava konusunda farklı şekillerde ortaya çıksada ortak noktayı hukuk oluşturmaktadır.

Malpraktis davaları, esas alınan bir bireyin temel haklarını korumak çerçevesinde beden ve sağlığının asıl hakkı olan yaşama hakkına dayandırmak doğru olacaktır. Yaşama hakkı bir amaçtır, hekimler sağlık ve yaşamı bir olarak sağlamayı amaçlar. Hekim başta olmak üzere sağlık çalışanları tarafından da gerçekleştirilen tüm eylemler kaliteli olmalıdır. Burada söylenmek istenilen var olan sağlık koşulunu korumak veya bir üst aşama daha iyiye getirmek. Insan hakları sözleşmesine kadar uzanan bir hiyerarşi düşünülürse ; iç hukuktan üstün tutulan hakları içerisinde barındırır. Daha teknik anlatımdan kısaca bahsetmek isterim ki ,3 terim bizler için özellikle hekimlerimizin penceresinden bakmak açısından önem taşımaktadır.

Konsültasyon, bilime danışma en net ifadeyle yaşam, sağlık hakkında en temel dayanak ile bilimi birleştirme. Komplikasyon, kabul edilebilir risk ve en nihayetinde istenmeyen sonuç hukuki sorumluluğu da beraberinde getirecektir. En önemlisi ise erken engelleme konusudur. Tüm esaslar hukukun adil yargılamasından, özel hayata riayete kadar tüm esaslarını içerir. Hekim ulaşılabilir ve aydınlatıcı sorumluluğu yine hasta için önemli bir husustur. Oldu ki tıbbi bir hata sonucu oluşan zararlardan en net tanımıyla malpraktis davaları konusu oluşturcağı açıktır. Hekimlik Meslek Etiği Kuralları Madde13 e göre ‘’bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle hastanın zarar görmesi ‘’hekimliğin kötü uygulaması ‘’ anlamına gelmektedir.

Hasta ve hekim arasındaki sözleşme için Türk Borçlar Kanununda yer alan vekalet sözleşmesi hükümleri uygulanmaktadır. Vekalet sözleşmelerinin özen yükümlülüğünü oluşturan en temel noktada ilgisizlik durumudur. İhtisas Kurulu m.17 gereğince ölümle sonuçlanan ve ölümle sonuçlanmayan tıbbı uygulama hataları düzenlenmiştir. Vekalet sözleşmeleri tıpkı müvekkil ve avukatı arasında olan ilişki esası olduğunu belirtmek gereklidir. Acilden alınan bir hastanın ameliyata alınması sonucu oluşan ilişki sözleşmeye dayandığı söylenemez burada vekaletsiz iş görme olarak tanımlanmaktadır. Eser sözleşmeleri estetik açısından oldukça önemlidir. Estetik denince taahhüt edilen işlem hastaya karşı gerçekleşir bu noktada ünlü, medyatik ve kamuoyuna mal olmuş insanların ileri sürecekleri tazminat miktarlarına etkisi yüksek özelliktir. Hasta oluşan zararla hekimin eylemi arasındaki illiyet bağına ilişkin olarak özen yükümlülüğünü ispatla yükümlüdür. Hasta yakınlarının manevi hakları yine hukukumuzda korunmakta ve gerekli manevi tazminat hakları saklıdır. Son olarak gerçekleşen ve davalarımıza konu olan malpraktis davaları için hekimlerin çalıştığı özel veya kamu alanındaki hastanelerin olduğunu bilmekteyiz. Bu noktada mahkemelerimiz açısında bu neden önemli taraf belirlemek açısından kamuda çalışan bir hekim için idareye karşı açılan dava olduğu hatta doğrudan personeline dava açılmayacağı belirtmek isterim, kaldı ki özel hastane çalışanı olduğunda Tüketici mahkemelerinin dava konusunu oluşturmaktadır. Hekim hatalarına ilişkin tazminat davaları eskiden Asliye Hukukta görülmekteydi şuan itibariye Tüketici işlemi olarak sayılmaktadır. Gerekli sözleşme ilişkilerine göre meslektaşlarımızın zamanaşımı konusunda imtiyazlı olmasıyla beraberinde mesleki başarıyı getirmesi dileğiyle..

Busenur
+ Gönderiler
Paylaşım Yap

Bildiri

Ne düşünüyorsun?

8 Puan
Olumlu Oyla

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İnsan Ticareti Suçu Nedir?

Sağ Kalan Eşin Miras ve Saklı Pay Hakkı