BilgilendimBilgilendim BayıldımBayıldım

Anlaşmalı Boşanma Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Günümüzde “İyi günde ve kötü günde,  hastalıkta ve sağlıkta, yoksullukta ve bollukta, ölüm bizi ayırana kadar evet!” denilerek bin bir heyecan ve mutluluklarla başlanan evlilik kurumunda zaman geçtikçe hayal kırıklıkları, fikir ayrılıkları, tartışmalarla kopma noktasına gelerek boşanmalar meydana gelebiliyor. Bu ilk yazımda çekişmesiz boşanma olarak da bilinen anlaşmalı boşanmadan bahsetmek istedim.

Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanununda düzenlenmiş olup genel ve mutlak boşanma nedenidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 166. madde 3. fıkrada Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.” şeklinde düzenlenmiştir.

Anlaşmalı Boşanma davasında görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Aile Mahkemelerinin bulunmadığı il veya ilçelerde ise Asliye Hukuk Mahkemesi Aile Mahkemesi sıfatıyla görevli olacaktır. Yetkili mahkeme ise tarafların mutabık kaldıkları herhangi bir yer mahkemesi olabilecektir.

Bu davanın taraflarca açılabilmesi için kanun bazı şartlar aramaktadır:

Evliliğin en az 1 yıl sürmesi: Burada bahsi geçen evlilik Medeni Kanunumuzun da kabul etmiş olduğu resmi memurların önünde ve 2 şahit huzurunda yapılan evlilik olmalıdır. Aksi durumda örneğin, eşler sadece halk arasında daha çok imam nikahı tabiri olarak kullanılan dini nikah ile evlenmişlerse bu kez kanunumuzca geçerli bir evlilik dahi kurulmadığından bu şekilde boşanmaları da mümkün olmayacaktır. Ayrıca burada bahsi geçen 1 yıllık süre, resmi nikah tarihinden itibaren dava açıldığı tarihe kadar olan süre olarak hesaplanacaktır. Yani resmi nikah tarihinden 1 yıl geçmeden açılacak davada süre şartı sağlanmadığından dava reddolunacaktır.

Eşlerin mahkemeye birlikte başvurmaları ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi: Anlaşmalı boşanmada eşlerin boşanma konusunda ve boşanmanın feri sonuçlarında (velayet, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, tazminat, mal rejimi, kadının eski eşin soyadını kullanıp kullanmayacağı vb. hukuki ve mali sonuçları) mutabakata vararak bizzat mahkeme huzurunda bunları bildirmeleri gerekir. Uygulamada davacı eşin anlaşmalı boşanma talepli dilekçe ile tarafların hazırlayarak imzaladığı bir protokol Aile Mahkemesine verilir. Aile Mahkemesi hakimi boşanmaya karar verirken protokolü esas alacaktır.

Hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi: Davacı ve davalı eş hakim huzuruna gelmeli ve hakim her 2 tarafı dinleyerek boşanma taleplerinde özgür iradeye dayalı olduğu kanaatine varmalıdır. Tarafların avukat tutmasında hiçbir sakınca yoktur ancak iki tarafın da avukatı olsa dahi duruşmada hazır bulunmaları şarttır.

Tarafların boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu ile ilgili olarak bir düzenleme üzerinde anlaşmaları ve hakimin de bu düzenlemeyi uygun bulması: Taraflar anlaşmış oldukları hususları tek tek protokole yazmalılar. Müşterek çocukları varsa velayet ve iştirak nafakası, talep halinde yoksulluk nafakası, maddi- manevi tazminat, kadının eski eşin soyadını kullanıp kullanmaması hususundaki talebi, mal rejimi hususları protokolde tek tek ve tereddüt yaratmayacak şekilde belirtilmeli. Örneğin müşterek çocuklar varsa velayetin kimde olacağı, iştirak nafakasının hangi çocuğa ne kadar ödeneceği, ÜFE artış oranına göre arttırılması talebi, diğer ebeveynle kişisel ilişkinin nasıl kurulacağı, sebepleriyle birlikte belirtilen banka hesaplarındaki paranın, belirtilen tapudaki arsanın, belirtilen plakadaki aracın ruhsatının kimde kalacağı, talep halinde tazminatın hangi tarafa hangi tarihten itibaren ne kadar miktarda ödeneceği vb. hususlar çelişki uyandırmayacak ve daha sonradan dava konusu edilmeyecek biçimde protokole yazılmalı. Hakim bu protokolü esas almakla birlikte çocukların ve kadının menfaatine aykırı durumu değiştirebilecektir. Değiştirilen maddeleri tarafların kabul etmediği takdirde dava çekişmeli boşanma davasına dönüşecektir. Bu davadaki diğer bir önemli husus velayet ve mal rejimi ile ilgili hususlar özellikle hüküm fıkrasına yazdırılmalıdır ki kararlar icrai nitelikte olabilsin.

Özetle Medeni Kanunumuzda düzenlenen Anlaşmalı Boşanma dava türü için belirli şartlar gerçekleşmelidir. Bu davanın diğer boşanma sebeplerine dayanan çekişmeli boşanma davalarından farkı; dilekçeler aşaması, öninceleme aşamaları olmadan doğrudan duruşma günü verilerek ve tarafların duruşmaya gelerek serbest iradeleriyle boşanmak istedikleri ve aile hakiminin de boşanma ve feri sonuçlarında, özellikle çocukların ve kadının menfaatine aykırı bir anlaşma görmediği takdirde, tek celsede bitebilen, tarafları çekişmeli boşanma davalarına kıyasla  maddi ve manevi olarak daha az yıpratan bir boşanma yolu olmasıdır.

Av. Ayşegül Büşra Uslu
+ Gönderiler
Paylaşım Yap

Bildiri

Ne düşünüyorsun?

6 Puan
Olumlu Oyla

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Vasiyetname İfa Edilmeden Tenkis Davası Açılabilir mi?

Saklı Payı İhlal Edilen Her Mirasçı Tenkis Davası Açabilir mi?